Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, eğitim yılı içinde iki kez uygulanan birer haftalık ara tatillerin kaldırılabileceğini belirterek, “İki yıldır analiz yapıyoruz, bu yılın sonunda tekrar değerlendirip karar vereceğiz” açıklamasında bulundu.
Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin, Mardin’de gazetecilerle buluştuğu toplantıda hem ara tatillere hem de 12 yıllık zorunlu eğitime ilişkin dikkat çeken mesajlar verdi. 2019’dan bu yana eğitim-öğretim yılı içerisinde iki kez uygulanan birer haftalık ara tatilin, özellikle çalışan veliler ve uyum sorunu yaşayan öğrenciler nedeniyle yoğun şekilde tartışıldığını söyleyen Tekin, bakanlıkta bu konuda kapsamlı analizlerin sürdüğünü ifade etti.

Bakan Tekin, son yıllarda velilerden ara tatillerin kaldırılması yönünde çok sayıda talep aldıklarını dile getirdi. Özellikle çalışan anne ve babaların, çocukların sık aralıklarla okula ara vermesinden dolayı ciddi planlama güçlüğü yaşadığını belirten Tekin, ara tatil sonrası öğrencilerin yeniden okula adapte olmasında sorunlar olduğuna dikkat çekti.
Tekin, “Bu konuda velilerden çok yoğun geri bildirim alıyoruz. Öğretmenlerimiz de ara tatil dönüşlerinde sınıflarda uyum sıkıntıları yaşandığını aktarıyor. İki yıldır bu tabloyu sayısal verilerle analiz ediyoruz, bu yıl da aynı çalışmayı yapacağız. Ardından bütün yönleriyle değerlendirdikten sonra karar vereceğiz” dedi.
Bakan, özellikle büyükşehirlerde çalışan ebeveynlerin, kısa süreli tatillerde çocuk bakımı ve izin planlamasında zorlandığını vurguladı. Öğretmenlerden gelen geri bildirimlerde ise ara tatil sonrası öğrencilerin ders ritmine dönmekte zorlandığı, devamsızlık ve motivasyon sorunlarının kısa süreli de olsa arttığının ifade edildiğini söyledi.
Tekin, ara tatillerin tamamen kaldırılmasının mı yoksa süre ve zamanlama açısından yeniden düzenlenmesinin mi daha doğru olacağına ilişkin çalışmaların sürdüğünü, nihai kararın veriye dayalı analizler sonucunda alınacağını kaydetti.

Toplantıda zorunlu eğitimin süresine ilişkin soruları da yanıtlayan Tekin, 12 yıllık sistemin “rötuşlanması” yönündeki tartışmaların bakanlık gündeminden kalkmadığını belirtti. Bilgiye erişimin geçmişe göre çok daha hızlandığını hatırlatan Tekin, klasik öğretim sürelerinin bugünün koşullarını her zaman karşılamadığını söyledi.
“Bundan 15–20 yıl önce bilgiye ulaşmak bugünkü kadar kolay değildi. Şimdi çocuklar televizyon, sosyal medya, internet, hatta yapay zekâ uygulamaları üzerinden çok hızlı bir şekilde öğrenebiliyor” diyen Tekin, bu nedenle öğretim sürelerinin ve içerik yoğunluklarının dünyadaki gelişmelerle birlikte yeniden ele alındığını ifade etti.
Bakan Tekin, zorunlu eğitim süresi ve üniversite eğitimine başlama yaşına yönelik değerlendirmelerinde, gençlerin iş hayatına giriş yaşının giderek yükseldiğini de hatırlattı. Lise mezuniyet yaşının 18–19 civarında seyrettiğini, üniversite sınavına hazırlık sürecinde bir yıl bekleyen, ardından lisans eğitimi alan bir gencin çoğunlukla 24–26 yaş aralığında iş hayatına adım attığını belirtti.
Bu tablonun, “gizli işsizlik” ve genç işgücünün geç devreye girmesi gibi ekonomik sonuçlar doğurduğunu dile getiren Tekin, “Dünyanın pek çok ülkesinde zorunlu eğitim süresi ve üniversiteye başlama yaşı yeniden tartışılıyor. Biz de bu küresel tartışmayı yakından takip ediyoruz” dedi.

Tekin, dünyadan örnek vererek, “Bazı ülkelerde 16 yaşında çocuklar dünyanın saygın üniversitelerine kabul edilebiliyor. Bizim öğrencilerimiz de gerekli akademik yeterliliğe bir miktar daha erken ulaşabiliyorsa, bunun önünü açabilmeliyiz” ifadelerini kullandı.
Burada kastının “sistemi bir anda kısaltmak” değil, başarılı öğrencilerin daha erken yaşta üst düzey eğitim fırsatına erişebilmesini tartışmaya açmak olduğunu söyleyen Tekin, bunun için program yoğunluklarının, ölçme-değerlendirme sistemlerinin ve yönlendirme mekanizmalarının gözden geçirilmesi gerektiğini vurguladı.
Zorunlu eğitim süresi veya ara tatillerde yapılacak her tür değişikliğin eğitim sistemini kökten etkileyebileceğini belirten Bakan Tekin, aceleci adımlara sıcak bakmadıklarını ifade etti. “Bu konuda atılacak her adım, öğretmen norm kadrolarından mesleki eğitim altyapısına, kız çocuklarının okullaşma oranlarından lise türleri arasındaki dengeye kadar pek çok alanı doğrudan etkiliyor” diyen Tekin, kapsamlı hazırlık yapılmadan bir düzenleme yapılmayacağı mesajını verdi.
Tekin, bakanlık olarak henüz somut bir model açıklamadıklarını, şu aşamada farklı ülke örneklerinin, bilimsel raporların ve sahadan gelen verilerin masaya yatırıldığını söyledi. Olası bir değişiklikte mesleki eğitimin altyapısının güçlendirilmesi, lise türleri arasında geçişlerin sağlıklı kurulması ve hiçbir öğrencinin mağdur edilmemesi için tüm senaryoların ayrıntılı biçimde çalışıldığını vurguladı.
Milli Eğitim Bakanlığı’nın, hem ara tatiller hem de zorunlu eğitim süresiyle ilgili analizlerini bu eğitim-öğretim yılı sonunda tamamlaması bekleniyor. Elde edilecek veriler doğrultusunda, önümüzdeki dönemde yeni bir takvim ve model önerisinin kamuoyunun gündemine gelebileceği belirtiliyor.
İlk etapta ara tatillerin süresi, sayısı veya dönem içindeki konumunun yeniden düzenlenmesi; daha uzun vadede ise zorunlu eğitim kademeleri ve lise sisteminin gözden geçirilmesi olasılıklar arasında değerlendiriliyor. Ancak Bakan Tekin, “Tedbir almadan, hazırlık yapmadan herhangi bir değişikliğe gitmeyiz” sözleriyle, olası reformların zamana yayılacağına işaret ediyor.
Kaynak: Haber Merkezi
Meteoroloji’nin son değerlendirmeleri, İstanbul ve Ankara’da kışın en sert döneminin başladığını gösteriyor. Sıcaklıklar hızla düşerken, gözler ocak ayının ilk günlerine çevrildi. Kış sertleşiyor, sıcaklıklar hızla düşüyor Türkiye genelinde etkisini artıran soğuk hava dalgası, önümüzdeki günlerde özellikle İstanbul ve Ankara’da daha net hissedilecek. Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nün yayımladığı son rapora göre iki büyük şehirde de sıcaklıklar mevsim […]
Kalabalıkta fark edilmeden geçip gidenler, randevusu yokken bile temposunu düşürmeyenler… Psikolojiye göre hızlı yürümek yalnızca bir alışkanlık değil; zihinsel yapı, zaman algısı ve içsel motivasyon hakkında güçlü sinyaller veriyor. Hızlı adımlar bir tesadüf değil Kaldırımda herkesi geride bırakanlar, parkta bile ritmini koruyanlar ya da telefonla konuşurken dahi yavaşlamayanlar genellikle aynı ortak noktada buluşuyor: istikrarlı bir […]
1999, 2000 ve 2008 sonrası sigorta girişi olan ve EYT kapsamı dışında kalan milyonlarca çalışan için emeklilikte yeni kapılar aralanıyor. SGK’nın sunduğu borçlanma ve ihya imkânları sayesinde eksik primler tamamlanabiliyor, emeklilik yaşı öne çekilebiliyor. EYT dışındakiler için umut yeniden yeşerdi Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) düzenlemesi birçok kişiyi kapsarken, 1999 sonrası sigorta girişi olan milyonlarca çalışan […]
Sosyal güvenlikte köklü değişiklikler yolda. Torba yasa taslağıyla birlikte borçlanma primleri artıyor, emekli maaşı hesapları yeniden şekilleniyor, milyonlarca kişiyi ilgilendiren GSS borçları için af geliyor. Kritik tarihten önce başvuru yapanlar ise büyük avantaj elde edecek. Emeklilik sisteminde dengeler yeniden kuruluyor Yeni yıla sayılı günler kala torba yasa taslağı, emeklilik planı yapan milyonlarca vatandaşın hesaplarını altüst […]
Ücretli poşet uygulamasında yeni yıl öncesi zam tartışması başladı. Market temsilcileri, artan maliyetleri gerekçe göstererek 2026’da poşet fiyatının 2,5 liraya çıkarılmasını isterken, Bakanlık cephesinden bu talebe temkinli yaklaşım geldi. Poşet fiyatı masaya yatırıldı Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı bünyesinde faaliyet gösteren Ambalaj Komisyonu, “Sıfır Atık” uygulaması kapsamında 2026 yılında geçerli olacak ücretli poşet bedelini […]
Almanya merkezli köklü giyim markası Eterna, artan maliyetler ve daralan talep nedeniyle iflas başvurusunda bulundu. 1863’ten bu yana faaliyet gösteren ve Türkiye’de de satış yapan marka için yeniden yapılanma süreci başladı. 162 yıllık dev markadan kötü haber Küresel ekonomide yaşanan dalgalanmalar, köklü markaları da sarsmaya devam ediyor. Son olarak Avrupa’nın en eski giyim markalarından biri […]